| |
Çocuklarımıza Korkuyu Kim Öğretiyor? (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Beğenilen: 0
|
|
|
BAŞLIK: Çocuklarımıza Korkuyu Kim Öğretiyor?
|
Tirtil (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 119
|
|
Çocuklarımıza Korkuyu Kim Öğretiyor? 5 Ay önce
|
Başarı: 0
|
|
Çocuklar doğduklarında ne aslanın yırtıcı bir hayvan olduğunu bilir, ne yılanın, arının, akrebin sokabildiğini, ne kedinin tırmalayabildiğini, köpeğin ısırabildiğini, ne ateşin yaktığını, ne de yüksekten düşme ihtimalinin var olduğunu bilirler.
Rahmetli Atalay Yörükoğlu'nun "Çocuk Psikolojisi" isimli kitabını okumuştum ilk hamileliğimde. Onlara korkuyu da, sevgiyi de, cesareti de bizler, yani anne babalar öğretirmişiz. Köpekten ödü kopan arkadaşımın iki evladı da köpekten korkuyor. Böcekten korkan bir akrabamızın çocukları, hamamböceğine bile tahammül edemiyor. İşte sırf bu bunu bildiğimden, köpek saldırılarına uğradığımdan, beyaz bir çoban köpeği tarafından diz kapağım paramparça edildiğinden dolayı, bende oluşan köpek korkusunu oğluma hissettirmemek için, inanın ödüm patlaya patlaya sevdim, okşadım köpekleri büyük oğlumun yanında.
Hep cici oğlum, cici bunlar diyerek, onun hayvanları sevmesini sağlamaya çalıştım Allah'ın izniyle. Ve işin ilginç yanı, ona korkumu belli etmemeye çalışırken, korkularımdan kurtuluverdim. Oğluma tavşan aldım, civciv, muhabbetkuşu, kanarya, balık aldım ki hayvanları sevsin. Çok şükür, tüm hayvanları sever ilk göz ağrım, Alperim. Şimdi minik Efe için yine cici çalışmalar yapılıyor.
O kadar korkusuz ki MaşaAllah, geçen gün gittiğimiz lokantadaki kediyi severken görmeliydiniz onu. Hele hafta sonu Kilyos yolunda çayırlarda otlayan ineklere dokunamadığı için nasıl ağladığını bir bilseniz. Hava çok soğuktu ve ineklerle aramızda çit vardı. Yani onların yanına yaklaşma şansımız yoktu ama gelin siz bunu Efe'ye anlatın. "Gel gel, gel!" diye nasıl bağırdı ineklere anlatamam size. Bütün bunları bana gelen aşağıdaki yazı yüzünden kaleme aldım. Ben tebessüm ettim okuduğumda, bakalım siz ne düşüneceksiniz?:
ÇOCUK GİBİ DÜŞÜNEBİLMEK
Ogün hava çok kötüydü... Durmadan gök gürlüyor, bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyordu... Küçük kız yine de her sabahki gibi annesinin sesiyle uyanmış, kahvaltısını etmiş ve her gün yürüyerek gittiği okuluna doğru yola koyulmuştu... Ancak gökyüzünde şimşekler birbiri ardına o kadar gürültüyle çakıyordu ki, küçük kızın annesi "Yavrum bu havada yolda yürürken korkmasın?" diye telaşlandı... Arabasına atladığı gibi yolda kızını aramaya başladı. Derken bir baktı ki, küçük kızı az ilerdeydi...
Minik minik adımlarla yürüyor, ama ne zaman şimşek çaksa durup gökyüzüne bakıyor ve gülümsüyordu.... Annesi önce bir anlam veremedi ama kızın niye böyle yaptığını çok merak etmişti, nihayet arabayla ona yaklaşıp sordu: "Yavrum, hiç korkmadın mı bu havada yalnız yürümekten?.. Hem ne zaman şimşek çaksa durup yukarı bakarak öyle ne yapıyorsun?.." Küçük kız cevap verdi: "Gülümsüyorum... Çünkü Allah fotoğrafımı çekiyor..."
İkbal Gürpınar
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
| |
|
|
|
Tirtil
|
06/05/2008 12:32
|
|
|
|
|