Tezhip ve minyatür sanatlarında günümüzün en büyük ustalarından Cahide Keskiner, 56. sanat yılını kutluyor. Yıllardır emek verdiği klasik sanatlar müzesi ve geleneksel sanatlar araştırma enstitüsünün hayata geçmemesine üzülen sanatçı, bu hayali gerçekleşirse gözü gibi koruduğu sanat arşivini devredeceğini söylüyor.
Tezhip ve minyatür sanatına yıllarını vermiş, seksenine doğru yol alan zarif bir İstanbul hanımefendisi Cahide Keskiner. Ancak onu sergilerde görmeniz pek mümkün değil. Bu mütevazı, biraz da mahfi yolculuğunda üçüncü kuşak talebelerini görecek kadar kendini sanata adamış. 56. sanat yılını kutlayan Keskiner için bu yıl hayli bereketli geçti. Tabiri yerindeyse kabuğunu kırıp önce Minyatürler Kitabı'nı yayımladı, ardından Beyoğlu'ndaki İnsan Kitap'ta sergi açtı. Aslında buruk bir sevinç yaşıyor usta sanatçı. Yıllardır dost meclislerinde dillendirdiği klasik sanatlar müzesi ve geleneksel sanatlar araştırma enstitüsü için attığı tohumlar maalesef yeşermedi. Bu girişime destek verilmedi de diyebiliriz, bürokratik engellere takıldı da. Kadıköy'deki evine ziyarete gittiğimizde dilinden ilk düşen, müze ve enstitü projesinin hayata geçirilmesi için destek verilmesiydi. Geleneksel sanat kurslarının mahalle aralarına kadar girdiğini söyleyen Keskiner, "Bu güzel bir gelişme; ama talebeler ve hocalar sanatı ciddi manada tanımıyor. Bilginiz olmadan bir minyatürü boyamışsınız, fırçayı iyi kullanmışsınız, bunun bir anlamı yok. Sanatın felsefesini, metodunu bilmeden pek çok iş üretiliyor. Buna karşılık tezyinî sanatlar adına henüz bir terminolojimiz bile yok. Neden bir klasik sanatlar müzesi veya bir araştırma enstitüsü kurulmuyor? Böyle bir şey gerçekleşirse sanat arşivimi devrederim. Bunun yanında pek çok kimse de buraya katkıda bulunur." diyor.
Dernek macerası karakolda bitti
Cahide Keskiner'in sanat hayatı farklı bir kulvarda başlıyor aslında. Şeref Akdik'ten resim dersleri alıyor, musikiyle ilgilenip piyano çalıyor. Prof. Dr. Süheyl Ünver ile tanıştıktan sonra ise geleneksel sanatları keşfedip bu alanda emek vermeye başlıyor. Ünver'in öncülüğünde Türk kültürünü ve tezyinî sanatları yaşatacak bir avuç gençten biridir o günler için. 1953'te başlayan birliktelik hocanın son yıllarına kadar devam eder. 60'lı yıllarda geleneksel sanatlarla ilgilenen kimseyi bulmak mümkün değilken, Cahide Keskiner, Yıldız Porselen Fabrikası'nda ilk Türk Süsleme Atölyesi'ni kurar; ardından Topkapı Sarayı'nda ve meşhur Narmanlı Han'da atölye açar. 70'li yıllarda Süheyl Ünver'le Türk Süsleme Sanatlarını Yaşatma Derneği macerası başlar. Keskiner, fazla uzun sürmeyen bu dernek faaliyetini şöyle anlatıyor: "Derneğin başında Süheyl Hoca vardı. Birkaç sanatçı ve ben, işleri yürütmeye çalışıyorduk. Bir gün polisler derneğe geldi. Apar topar bizi emniyete götürdüler. Derneğin faaliyetlerini kaydetmediğimiz için bizi alıkoymuşlardı. Emniyettekiler, Süheyl Hoca'yı görünce 'Hocam siz sanatçısınız, bu sizin işiniz değil, derneği kapatın.' dedi. Ülkemizde açılan ilk geleneksel sanatlar derneği macerası iki yıllık bir serüvenin ardından kapandı."
Cahide Keskiner, bugün de dur durak bilmeden üretiyor, talebeler yetiştiriyor. Alaylı olmasına rağmen akademik bir bakış açısıyla tezyinî sanatları ele alan sanatçı, bu alanda pek çok kitap yayımlıyor. Metot kitapları, meraklıları için büyük bir rehber niteliğinde. Yıldız Şale'de enstitü kurmak için öğrencisi Zehra Çekin'le birlikte epey bir mücadele veren Keskiner, "Böyle enstitü kurulmuş olsaydı, ehil kimseleri davet edecektik. Ne, nedir, buna onlar karar vereceklerdi. Orada talebe değil, hoca yetişecekti. Kendi arşivimi verecektim, dialar, çizimler, fotoğraflar... Ben verdiğim zaman Uğur Derman, Gülbün Mesara da muhtemelen arşivlerini devredeceklerdi. Ama maalesef gerçekleştiremedik. Şu an hayatta olan pek çok ustamız var. Kurulmaması için bir neden yok." diyor. Bu konuda gelişmeler de olmamış değil. En nihayetinde Keskiner'in Yıldız'daki atölyesi, Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık Kursu'na bağlanmış. Lakin onun istediği bir kurs değil, araştırma enstitüsü. Umarız, minyatür ve tezhibe yıllarını veren bu usta sanatçının hayali bir an önce gerçekleşir. Cahide Keskiner'in Taksim İnsan Kitap'taki sergisi 25 Mayıs'a kadar görülebilir.
Musa İğrek
zaman